HAYAT DERGİSİ RÖPORTAJI
Hayat dergisinin 27. sayısında Serkan Erol ile Son Ümit üzerine konuştuk.
- Son Ümit dergisi çıkarma fikri nasıl doğdu? Adı da ilginç. Neden son ümit?
Son Ümit, lise yıllarımızda ortaya çıktı. Yazmaya yeni başlamış birkaç arkadaştık ve yazdıklarımızı dergilerde yayımlatma şansı bulamıyorduk henüz. Yolun başındaydık ama bir o kadar sabırsızdık, biz de kendi dergimizi kurma yoluna gittik. Elbette bir lise öğrencisinin dergi yayımlaması o dönemde hem madden hem teknik olarak oldukça güçtü, bu sebeple Son Ümit ilk on üç sayısında fanzin olarak yayımlandı. İsminin “Son Ümit” olmasının sebebi de bu oldu, yazdıklarımızı bir yerlerde göstermek için son ümidimiz bu dergiydi. Üniversite yılları geldiğinde ekip farklı illere dağıldı ve fanzin yayın hayatını sonlandırdı. Bu sırada medya sektörüyle temaslarımız arttı ve 2019 yılında dergiyi izlenebilir bir forma getirerek “İzlenebilir ilk ve tek edebiyat dergisi” mottosuyla yayın hayatına döndük. Amatör ruhumuzu koruyarak yeni bir yol açma gayretinde yayınlarımıza devam ediyoruz.
- Son dönemde artış gösteren dijital dergicilik konusunda ne düşünüyorsunuz?
Bildiğimiz medya veya bir başka deyişle geleneksel medya, büyük bir dijitalleşme süreci yaşıyorken dergi yayıncılığı da bu değişimden üstüne düşeni alıyor. Bu değişimin birçok nedeni olsa da en temel unsuru şüphesiz ekonomik sebepler. Süreli yayınlar, bilhassa edebiyat dergiciliği zaten ticari bir ürün olarak hazırlanmıyor. Tüketicisi belli ve yayıncılar için çoğunlukla maddi zarara yol açıyor. Dijital dergiler/siteler/oluşumlar bu zararı belli ölçüde minimalize ediyor. Yayıncıyı basım ve dağıtım masraflarından kurtarıyor. Ayrıca görünürlük ve erişim kolaylığı da söz konusu. Bu sebeple en köklü matbu dergiler de dijital alternatifler sunuyor artık okura. Elbette bu basılı dergilerin tamamıyla kaybolacağı anlamına gelmiyor, prestij konusunda halen basılı yayımlar bir adım önde. Yazarlar eser yollarken basılı bir dergiye öncelik verebiliyor ama bu yaklaşımın da zamanla ve yeni kuşaklarla beraber değişeceğini düşünüyorum.
- Son Ümit olarak bu zamana kadar nasıl bir çalışma yöntemi belirlediniz? Bundan sonra nasıl bir yol öngörüyorsunuz?
Son Ümit, yılda bir yayımlanan bir edebiyat dergisi. Bu sebeple yer verebildiğimiz kişi sayısı da ne yazık ki sınırlı. Dolayısıyla bir dosya konusu belirlerken oldukça titiz davranıyoruz, seçtiğimiz konu üzerine yeni bir söz söyleme gayretini gösteriyor, yıl içerisinde bunun için ciddi bir mesai harcıyoruz. Dergiye davet ettiğimiz kişiler de aynı şekilde, titizlikle seçiliyor. Özellikle dosyalarımızda yer alan isimlerin alandaki yetkinlikleri kadar anlatım gücünü de önemsiyoruz. “İzlence” ve “Acapella” gibi bölümlerde ise şiire, öyküye emek vermiş usta kalemlere vefa borcumuzu yerine getirme gayretindeyiz. “Miras” bölümü de aramızdan ayrılan usta kalemler için bir saygı duruşu niteliğinde. Son iki sayıdır yayına aldığımız “Öykü Yıllığı” ise öykücülük bağlamında geçmiş yılın Z raporunu aldığımız bir bölüm, bu bölümün bir benzerini şiir için de yapmak istiyoruz. Tüm bunların dışında farklı edebiyat projeleri de yürütüyoruz. Şu sıralar dergi dışında; öykü albümleri hazırlıyor, edebiyat ödülleri düzenliyoruz.
- Okuyucu tepkisi nasıl? Ölçme yapıyor musunuz?
Geri dönüşler değişkenlik gösterebiliyor. O sayıda ele alınan konu, konuk bu değişkenliğe sebep olabiliyor ama genel bir manzara çizmek gerekirse edebiyatseverlerde önce bir kafa karışıklığı, peşi sıra merak uyandırdığımızı söyleyebilirim. “Bir dergi nasıl izlenebilir?” sorusuna verilebilecek en somut yanıt yaptığımız yayınlar oluyor. Yayınlarımızı izleyenlerden ise büyük oranda olumlu dönüşler alıyoruz. Evet, yeni bir şey yapıyoruz ama eskiyi yıkmaya çalışmıyoruz. Bu geleneksel yayıncılığa alışmış okurun da ilgisini çekmemizi sağlıyor.
- Yazar kriterlerinizden bahseder misiniz?
Dergimizde ağırladığımız yazarlar -sağ olsunlar- davetimize icabet ediyorlar, dışarıdan gelen tekliflere bu noktada kapalıyız ama dergi dışında, internet sitemizde veya farklı projelerimizde yer almak isteyen herkese kapımız açık. İyi metin, kaliteli içerik yayımlamak dışında başka bir kaygımız veya kriterimiz bulunmuyor.
Mart 2026
HAYAT DERGİSİ RÖPORTAJI
Reviewed by Burak Çakır
on
Nisan 17, 2026
Rating: 5










